+902164136300|Mediastate Çekmeköy Hastanesi, İstanbul|info@dremrekaya.com
Spor Cerrahisi

Talus Osteokondral Lezyon: Ayak Bileği Kıkırdak Hasarı ve Tedavisi

Talus kemiği, ayak bileği ekleminin alt parçasını oluşturur ve yüzeyi ince bir kıkırdak tabakasıyla kaplıdır. Bu kıkırdak, yürürken ve koşarken vücut ağırlığının eklem yüzeyine eşit dağılmasını sağlar. Osteokondral lezyon, bu kıkırdak tabakasının ve hemen altındaki kemiğin hasar görmesidir. Hasar bölgesi küçük olsa bile fonksiyonel sonuçları ciddi olabilir — kıkırdak kendini yenileyemediği için tedavi edilmeyen lezyonlar zaman içinde ayak bileğinde erken kireçlenmeye neden olur.

Lezyonların yaklaşık yüzde yetmişi ayak bileği burkulması veya kırığı sonrası gelişir. Burkulma sırasında talus kemiği, tibia veya fibula ile çarpışır ve kıkırdak ile altındaki kemik ezilir veya kopar. Geri kalan yüzde otuzda travma öyküsü yoktur; bu vakalarda kemiğin kan dolaşımındaki bozukluk (avasküler neden) sorumlu tutulur. En sık etkilenen bölgeler talus medial (iç) ve lateral (dış) köşeleridir.

Lezyonlar dört evrede sınıflandırılır. Evre 1: kıkırdak altı kemikte ezilme, kıkırdak yüzey sağlam. Evre 2: kıkırdakta kısmi ayrışma. Evre 3: kıkırdak ve altındaki kemik parçası tamamen ayrışmış ama yerinde duruyor. Evre 4: parça kopmuş ve eklem içinde serbest cisim olarak dolaşıyor. Evre, tedavi yönteminin belirlenmesinde kilit rol oynar.

Evre 1 ve 2 lezyonlarda önce konservatif tedavi denenir. Altı hafta boyunca ayağa yük vermeden bot veya alçı ile immobilizasyon uygulanır. Bu süreçte kıkırdak altı kemiğin iyileşmesi hedeflenir. Konservatif tedavi başarı oranı evre 1 lezyonlarda yüzde ellinin üzerindeyken, evre 3 ve 4 lezyonlarda cerrahi neredeyse her zaman gereklidir.

Cerrahi tedavide en yaygın uygulanan teknik artroskopik mikrokırık (microfracture) yöntemidir. Lezyon bölgesindeki hasarlı kıkırdak temizlendikten sonra altındaki kemiğe milimetrik delikler açılır. Bu deliklerden kemik iliği hücreleri ve büyüme faktörleri sızarak bölgeyi fibrokıkırdak (skar kıkırdağı) ile doldurur. Bir santimetrekarenin altındaki lezyonlarda başarı oranı yüzde seksenin üzerindedir.

Daha büyük lezyonlarda (bir santimetrekarenin üzerinde) veya mikrokırık sonrası başarısızlık durumunda ileri teknikler devreye girer. OATS (osteokondral otogreft transfer sistemi) yönteminde dizden alınan sağlam kıkırdak-kemik silindiri lezyon bölgesine nakledilir. Kollajen veya sentetik iskelet (scaffold) ile desteklenen kemik iliği konsantresi uygulamaları da güncel seçenekler arasındadır. Hangi tekniğin uygulanacağı lezyonun boyutuna, yerine ve hastanın aktivite düzeyine göre belirlenir.

Ameliyat sonrası rehabilitasyon tekniğe göre değişir. Mikrokırık sonrası altı ila sekiz hafta kısmi yük ile yürünür, tam yük verme on ikinci haftada başlanır. OATS sonrası bu süre biraz daha uzundur. Spora dönüş genellikle dördüncü ile altıncı ay arasında mümkün olur. Rehabilitasyonda fizik tedavi protokolüne uyum kritiktir — erken yük kıkırdak iyileşmesini bozar, geç kalan hareket ise eklem sertliğine yol açar.

Talus osteokondral lezyonlarının en önemli mesajı şudur: ayak bileği burkulması sonrası ağrı ve şişlik haftalarca devam ediyorsa, "sadece burkulma" tanısıyla yetinmeyin. MR çektirerek kıkırdak hasarının olup olmadığını değerlendirin. Erken tanı, daha basit bir tedaviyle daha iyi sonuç alma şansını artırır.

Bu konuda danışmak ister misiniz?

RANDEVU AL

İlgili Yazılar