Haglund deformitesi, topuk kemiğinin (kalkaneus) arka-üst köşesindeki belirgin kemik çıkıntısının Aşil tendonu ve retrocalcaneal bursa ile sürtünmesiyle ortaya çıkan ağrılı bir tablodur. "Pump bump" olarak da bilinir; bu isim sert arka kenarı olan topuklu ayakkabıların bu bölgeye bası yaparak şikayetleri tetiklemesinden gelir. Kadınlarda erkeklere göre daha sık görülür ve çoğunlukla her iki ayakta birden bulunur.
Hastalığın temelinde topuk kemiğinin anatomik yapısı yatar. Bazı kişilerde kalkaneus arka yüzü doğuştan daha belirgindir ve bu çıkıntı Aşil tendonunun kemikle temas ettiği noktada mekanik irritasyona neden olur. Zamanla tendon ile kemik arasındaki bursa (sıvı kesesi) iltihaplanır (retrocalcaneal bursit) ve Aşil tendonunun kemikle temas eden yüzeyinde dejenerasyon başlar. Bu dejenerasyon tedavi edilmezse tendon zayıflar ve yırtık riski artar.
Tipik belirtiler topuk arkasında şişlik, kızarıklık ve özellikle ayakkabı giydikten sonra artan ağrıdır. Ağrı merdiven çıkma, yokuş yukarı yürüme ve koşu ile belirginleşir. Palpasyonda topuk arkasındaki çıkıntı üzerinde hassasiyet vardır. Tanı lateral (yandan) çekilen ayak röntgeni ile konur; Aşil tendonundaki dejenerasyonun boyutunu değerlendirmek için MR görüntüleme istenir.
Konservatif tedavi ilk basamaktır ve hastaların yaklaşık yüzde altmışında belirtileri kontrol altına alır. Tedavi; topuk yastıkçığı veya silikon topukluk kullanımı, sert arka kenarı olmayan ayakkabılar, buz uygulaması, antienflamatuar ilaçlar ve eksantrik Aşil tendon germe egzersizlerinden oluşur. Bu önlemlere rağmen altı ay içinde iyileşme sağlanamazsa cerrahi seçenekler değerlendirilir.
Cerrahi tedavide amaç belirgin kemik çıkıntısını uzaklaştırmak ve inflame bursayı temizlemektir. Endoskopik (kapalı) posterior yaklaşım son yıllarda altın standart haline gelmiştir. İki küçük kesi ile kamera ve motorlu traşlayıcı (burr) eklem arkasına yerleştirilir; kemik çıkıntısı traşlanarak düzeltilir ve bursa temizlenir. Açık cerrahiye kıyasla yara yeri sorunları çok daha az görülür, iyileşme süresi kısadır ve kozmetik sonuç üstündür.
Ameliyat sonrası ilk iki hafta özel bir bot veya atel ile topuğa baskı uygulanmadan yürünür. İkinci haftadan itibaren kademeli yük artışı başlanır, dördüncü haftada tam yük verilerek normal yürüyüşe geçilir. Koşuya dönüş genellikle sekizinci ile on ikinci hafta arasında mümkün olur. Aşil tendonunda dejenerasyon varsa iyileşme süresi birkaç hafta daha uzayabilir.
Cerrahi sonrası başarı oranı yüzde doksanın üzerindedir. Ameliyat öncesi uzun süre ihmal edilmiş ve Aşil tendonunda belirgin dejenerasyon gelişmiş vakalarda ek olarak tendon debridmanı veya onarımı gerekebilir. Bu nedenle konservatif tedaviye yanıt vermeyen hastaların cerrahiyi çok geciktirmemesi önerilir — erken müdahale hem ameliyatın kapsamını küçültür hem de iyileşmeyi hızlandırır.